Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Ormanya’da büyüttüğü 9 kızıl geyiği Kartepe’deki Kuzuyayla’da doğal yaşama bıraktı. Kızıl Geyik Yerleştirme Projesi kapsamında iki yılda doğaya verilen geyik sayısı böylece 39 oldu. 2024-2025 döneminde 30 geyik doğaya salınmıştı.
Kuzuyayla Tabiat Parkı’ndaki programa Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’ın yanı sıra Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Berna Abiş, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürü Fahrettin Ulu, Kocaeli İl Tarım ve Orman Müdürü Ali Ulvi Özerdem, Kocaeli Kültür ve Turizm İl Müdürü Fatih Taşdelen, Kocaeli Kent Konseyi Başkanı Ceyhun Yalçın ve AK Parti Kartepe İlçe Başkanı Murat Yılmaz katıldı.
Büyükakın: Bugünü çocuklarımızdan emanet aldık
Büyükakın, geyiklerin salınmasının yalnızca bir yaban hayatı projesi olmadığını söyledi. Ona göre uygulama, ekolojik dengenin korunması ve gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakılması bakımından da büyük önem taşıyor. Doğal yaşamdan kopuşun insanlığı ciddi risklerle karşı karşıya bıraktığına dikkat çeken Büyükakın, şunları söyledi: “Bütün konsantrasyonumuz, hemşehrilerimizin rahat etmesi ve huzurlu olması. Bir yandan bugün hayatı kolaylaştıracak işler yaparken diğer yandan çocuklarımızın yarın mutlu bir şekilde yaşayacakları Kocaeli’ni onlara miras bırakmayı hedefliyoruz. Asıl önemli olan bu. Bugünü çocuklarımızdan emanet aldık. Bu emaneti onlara bırakmak için çalışıyoruz. Yaban hayatını korumak ve sürdürülebilirliğine katkıda bulunmak, insanoğlunun yapabileceği en bilgece davranışlardan biri”.
İklim krizi uyarısı
Büyükakın, iklim krizinin uzun yıllardır bilim insanlarınca dile getirildiğini hatırlattı ve insanlığın doğayla ilişkisini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini söyledi. Konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “1990’ların sonunda ve 2000’lerin başında akademisyenler küresel iklim değişikliğiyle ilgili uyarılar yapmaya başlamıştı. Birleşmiş Milletler de bu uyarıların ciddiye alınması için çeşitli konferanslar düzenledi. Küresel iklim değişikliği olarak ifade edilen mesele, bugün artık iklim krizine dönüştü. İnsanoğlu, doğadaki varoluşunu sürdüremeyeceği şekilde hareket ediyor. Böyle yaşamaya devam edersek nehirdeki son balık tükendiğinde paranın yenmeyen bir şey olduğunu anlayacağız”.
Krizin yerel ölçekte de hissedildiğini belirten Büyükakın, Kartepe bölgesinde metrekareye 150-200 kilogram yağış düştüğünü, yürütülen çalışmalar sayesinde büyük çaplı zararların önüne geçildiğini aktardı. Küresel ölçekte somut adımlar gerektiğini vurgulayarak su kıtlığı, gıda krizleri ve zorunlu göç gibi tehlikelere dikkat çekti: “İklim krizi bu şekilde devam ederse su kıtlığı ve gıda krizleri yaşanacağı, insanların zorunlu göçe maruz kalacağı yönünde raporlar var. İnsanoğlu böyle devam ederse kendine yaşayacak alan bulamayacak. Geleceğin dünyasına ilişkin projeksiyonlar, tadı değişen meyveleri bile bulamayabileceğimizi gösteriyor. Bu gidişata karşı tedbir almak zorundayız”.
Doğayı korumak çalışmaların temelinde
Büyükakın, Büyükşehir’in çevre ve altyapı yatırımlarını bütüncül bir anlayışla yürüttüğünü söyledi. Denizlerin ve nehirlerin temizlenmesinden kanalizasyon yatırımlarına kadar pek çok çalışmanın ekolojik dengeyle doğrudan ilişkili olduğunu belirtti: “Denizi temizlerken de nehirlere balık bırakırken de altyapı ve kanalizasyon çalışmaları yaparken de aslında bütün bu hikâyeyi düşünerek hareket ediyoruz. Meseleye bu açıdan baktığımızda yaptığımız çalışmalar anlam kazanıyor. İnsanoğlu, ekosistemin döngüsünü tam olarak hesap edemiyor. Yaban hayatını korumaya yönelik çalışmalarımızda kızıl geyiklerin de bu ekosistemin önemli bir parçası olduğunu gördük. Onlar, ormanın doğal döngüsüne katkı sağlayacak”.
Doğal kaynakların bilinçsizce tüketilmesinin insanlığın geleceğini tehdit ettiğini söyleyen Büyükakın, üretim ve tüketim alışkanlıklarının değişmesi gerektiğini vurguladı. Doğayı korumanın yalnızca hayvanları doğal yaşam alanlarına bırakmaktan ibaret olmadığını belirterek şöyle konuştu: “Yaptıklarımız, 39 geyik bırakmaktan ibaret değil. Doğayı tahrip etmeden ihtiyaçlarımızı karşılamak, yok etmeden var etmek gerekiyor. Bir taraftan tarım yapmak için ormanları yok ediyor, diğer taraftan gıda israfıyla kaynaklarımızı tüketiyoruz. Oysa doğal dengeyi korumadan geleceğimizi güvence altına alamayız.”
“Biz geyik muhabbeti yapmıyoruz”
Büyükakın, yerel yönetimlerin tek başına yeterli olamayacağını, toplumun her kesiminin sorumluluk alması gerektiğini söyledi. Çevre çalışmalarının günlük tartışmaların ötesinde ele alınmasını isteyen Büyükakın, “Tek başımıza yaptıklarımızla bu iş hallolmaz. Ama biz kızıl geyikleri doğaya salmaya, nehirlere balıkları bırakmaya devam edeceğiz. Birilerinin de bu sürece ayak uydurması gerekiyor. Önce insanları ikna etmemiz, bunun için de düşünce biçimimizi değiştirmemiz lazım. Biz bunları yaparken önümüze engel çıkarılmaması gerekiyor. Biz geyik muhabbeti yapmıyoruz, ülkemizin geleceği için çalışıyoruz” dedi.
Çevreyi korumaya ve şehirleri daha yaşanabilir kılmaya yönelik çalışmaların ortak sorumluluk olarak sahiplenilmesi gerektiğini belirten Büyükakın, sözlerini şöyle tamamladı: “Gündemin kısır tartışmalara dahil edilmesiyle topyekûn memleketi kaybediyoruz. Bu çalışmaların tüm memleket tarafından sahiplenilmesi için anlatmaya devam edeceğiz. Dünyanın ve ülkemizin uzun vadeli hayrına olacak güzel işlere imza atıyoruz. Kartepe’mize, şehrimize, ülkemize ve dünyamıza hayırlı olmasını diliyorum.”
Kocaman ve Ulu’dan açıklamalar
Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Kartepe’nin doğal güzelliklerinin korunmasına ve yaban hayatının zenginleşmesine katkı verdiği için Büyükakın’a teşekkür etti. Geyiklerin doğaya bırakılmasının bölgeye ayrı bir değer kattığını söyleyen Kocaman, “Samanlı Dağlarımızda o güzel geyiklerimizi doğaya salıyoruz. Birçok program ve turizm faaliyeti gerçekleştiriyoruz ancak bunların içindeki en doğal olanı kızıl geyiklerin salınması. Kartepe’nin güzelliğine ne kadar değer katıyor. Mavinin, gölün ve doğanın güzelliğini, canlı çeşitliliğini koruyarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Başkanımızın şahsında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bu güzelliklerin artmasını temenni ediyorum” diye konuştu.
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürü Fahrettin Ulu ise geyiklerin Samanlı Dağları bölgesine bırakılmasının yaban hayatının korunması ve geliştirilmesi bakımından önemli olduğunu söyledi. Çalışmanın bölgenin turizm potansiyeline de katkı vereceğini belirten Ulu, “Asıl amacımız, kış turizmi, ekoturizm ve doğa yürüyüşlerinin yapıldığı bu bölgede geyik üretimini desteklemek ve bilimsel veriler ışığında doğayı korumak. Geçen yıl Kuzuyayla’yı 300 bin kişi ziyaret etti. Yapılan yatırımlarla bu sayının 2-3 katına çıkacağını öngörüyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.
Proje ve Ormanya’daki çalışmalar
Proje, Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda, Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü ile iş birliği içinde yürütülüyor. Amaç, bölgedeki kızıl geyik popülasyonunu güçlendirmek. Ormanya’da yetiştirilen ve bakımı yapılan geyikler, hazırlıkların ardından uygun yaşam alanlarına bırakılıyor. Samanlı Dağları ve Kandıra ormanları başta olmak üzere bu alanlarda bölgenin biyolojik çeşitliliğinin desteklenmesi hedefleniyor.
Ormanya, kızıl geyiklerin bakımının yapıldığı, üremelerinin ve korunmalarının desteklendiği bir merkez. Burada 2024 yılında 17 kızıl geyik yavrusu dünyaya geldi. Açıklamaya göre kızıl geyik üretiminde yaklaşık yüzde 20 artış sağlandı.
Projede geyik sayısını artırmanın yanı sıra genetik çeşitliliğin korunmasına da önem veriliyor. Ormanya’daki sürülerde baskın erkek bireylerin değiştirilmesi ve yakın akraba çiftleşmesi riskinin azaltılması hedefleniyor. Böylece doğaya bırakılan geyiklerin uzun vadede sağlıklı bir popülasyon oluşturması amaçlanıyor.
Haber kaynağı: Kocaeli Büyükşehir Belediyesi basın bülteni









Yorum Yazın