Resmi Gazete’de gece yarısı yayımlanan tek cümlelik Cumhurbaşkanı kararı ile İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni kaldırıldı. Dönemin bitmesine bir ay kala alınan karara tepki gösteren İstanbul Barosu, “Üniversiteler keyfi kararlarla susturulamaz” açıklaması yaptı.
İSTANBUL — Türkiye yükseköğretim dünyası, gece yarısı Resmi Gazete’de yayımlanan şok bir kararla sarsıldı. İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin faaliyet izni, herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin tek cümlelik bir Cumhurbaşkanı kararı ile iptal edildi. Eğitim-öğretim yılının tamamlanmasına yalnızca bir ay kala alınan bu karar, akademik çevrelerde ve hukuk dünyasında büyük bir infiale yol açtı.
Gelişmelerin ardından yazılı bir açıklama yayımlayan İstanbul Barosu, kararın anayasal ilkelerle ve hukuk devletiyle bağdaşmadığını vurgulayarak sert bir protesto metni paylaştı.
İstanbul Barosu, açıklamasında Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) daha önce verdiği emsal kararlara dikkat çekti. AYM’nin geçmişte, bir üniversitenin faaliyet izninin kaldırılmasının fiilen o üniversitenin kapatılması anlamına geldiğini ve üniversitelerin ancak kanunla kapatılabileceğini açıkça hükme bağladığını hatırlatan Baro, şu ifadeleri kullandı:
”Gece yarısı Resmî Gazete’de yayımlanan, hiçbir gerekçe içermeyen bu tek cümlelik karar; Anayasa’nın güvence altına aldığı üniversite özerkliği, eğitim hakkı ve hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmamaktadır. 2547 sayılı Kanun’un Ek 11. maddesiyle üniversitelerin varlığı tek taraflı idari tasarrufa bağlı hale getirilmiştir. Oysa Anayasa’nın 130. maddesi uyarınca üniversiteler, bilimsel özerkliğe sahip anayasal kurumlardır.”
Açıklamada, kararın alınış biçimi daha önce İstanbul Sözleşmesi’nden çıkış sürecine benzetilerek Meclis iradesinin devre dışı bırakıldığı savunuldu:
”Bu karar, yasama yetkisinin yürütme tarafından tek imzalı işlemlerle gasp edilmesi pratiğinin yeni bir örneğidir. Kamu düzenini ve temel hakları doğrudan ilgilendiren meseleler, demokratik meşruiyetten yoksun biçimde tek kişi iradesine tabi kılınmaktadır.”
Kararın zamanlamasının doğuracağı ağır sonuçlara da değinen İstanbul Barosu; binlerce öğrencinin eğitim hakkının, akademisyenlerin bilimsel üretiminin ve üniversite emekçilerinin çalışma güvencesinin bir gecede göz ardı edildiğini belirterek tüm üniversite bileşenlerinin derin bir belirsizliğe sürüklendiğinin altını çizdi.
İstanbul Barosu, açıklamasını şu dayanışma mesajıyla sonlandırdı:
”İstanbul Barosu olarak; hukukun üstünlüğünden, kuvvetler ayrılığından, bilimsel özerklikten ve eğitim hakkından yana olduğumuzu; yasama yetkisinin gasp edilmesine karşı olduğumuzu, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nin akademisyenleri, öğrencileri ve emekçileriyle dayanışma içinde bulunduğumuzu kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz.”
GÜNDEM
7 saat önceBASIN BÜLTENİ
1 gün önceGÜNDEM
1 gün önceGÜNDEM
2 gün önceGÜNDEM
2 gün önce
1
Trump’tan seçim sonrası ilk mülakat
7729 kez okundu
2
Avusturya başbakanı Sebastian Kurz ile ilgili bilinmeyenler
4703 kez okundu
3
Salıcı’dan Atina’ya “Hukuk” Uyarısı: “Oldubittiyle Alınacak Yol Yoktur”
2817 kez okundu
4
Putin’den Ermenistan’ı yıkan açıklama: Karabağ Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçasıdır!
1847 kez okundu
5
Kıvanç Tatlıtuğ’dan evliliğine dair çok çarpıcı röportaj.
1753 kez okundu
Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.