13 Haziran 2026 Cumartesi
KARTEPE BELEDİYESİ’NDEN LGS ADAYLARINA TATLI JEST: SINAV MERKEZLERİNDE KEK VE MEYVE SUYU İKRAMI
Özgür Özel: “Bu Duruş Parti Tarihinde Unutulmayacak”
KOCAELİ’DE MUHALEFETTEN ORTAK GÜÇ BİRLİĞİ: "TÜRKİYE BULUŞMALARI" BAŞLADI!
Büyükakın, Kocaelispor’un 60. yılını kutladı
En fazla kızaran takım Antalyaspor! Tam 5 futbolcu....
KARTEPE BELEDİYESİ’NDEN LGS ADAYLARINA TATLI JEST: SINAV MERKEZLERİNDE KEK VE MEYVE SUYU İKRAMI
KOCAELİ – Kartepe Belediyesi, Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında geleceğe dönüm noktası olacak bir adım atan öğrencileri ve okul kapılarında heyecanla bekleyen ailelerini yalnız bırakmadı. İlçe genelindeki sınav merkezlerinin önünde kurulan stantlarla, adaylara ve velilere kek ile meyve suyu ikram edildi.

Sabahın erken saatlerinden itibaren sınav binalarının önünde konuşlanan Kartepe Belediyesi ekipleri, kurdukları stantlarda yoğun bir mesai harcadı. Heyecanları yüzlerinden okunan öğrencilere ve okul bahçelerinde çocukları için dualar eden velilere ikramlarda bulunan ekipler, sınav öncesi moral aşıladı. Hem tatlı bir enerji takviyesi hem de stres azaltıcı bir etki yaratan bu adım, sınav merkezlerinde sıcak görüntülere sahne oldu.
Sınav merkezlerini bizzat ziyaret ederek öğrenci ve velilerin heyecanına ortak olan Kartepe Belediye Başkanı Av. M. Mustafa Kocaman, eğitime ve gençliğe verdikleri önceliğin altını çizdi. Başkan Kocaman yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
“Bugün evlatlarımız için çok önemli bir gün. Aylardır büyük bir azim ve gayretle bu sınava hazırlandılar. Bizler de Kartepe Belediyesi olarak, bu büyük maratonda hem onların heyecanını paylaşmak hem de ufak bir ikramla yanlarında olduğumuzu hissettirmek istedik. Evlatlarımızın döktüğü her damla alın teri, verdiği her emek bizim için çok kıymetli. İnanıyorum ki her biri emeklerinin karşılığını en güzel şekilde alacaktır. Sınavın sonucu ne olursa olsun, onlar bizim her zaman baş tacımız ve geleceğimizdir. Tüm öğrencilerimize başarılar diliyor, onları bin bir emekle büyüten kıymetli velilerimize ve öğretmenlerimize şükranlarımı sunuyorum.”
Sınav öncesi yapılan bu ince düşünülmüş jest, hem ailelerin hem de öğrencilerin yüzünü güldürdü. Heyecanın ve stresin yüksek olduğu sabah saatlerinde yapılan bu destekten memnuniyet duyan Kartepe halkı, Belediye Başkanı Mustafa Kocaman’a ve saha ekiplerine teşekkürlerini iletti.
Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde konforlu ulaşım için düğmeye bastı. Yol Bakım Şube Müdürlüğü tarafından yürütülecek proje kapsamında, 56,5 kilometrelik bozuk ve elverişsiz yol sathi kaplama ile yenilenecek.

Vatandaşların ulaşım hizmetlerini kesintisiz alabilmesi amacıyla düzenlenen “Sathi Kaplama Yapılması” ihalesi, 25 Haziran Perşembe günü saat 11.00’de Büyükşehir Belediyesi İhale Toplantı Salonu’nda (B Blok 1. Kat) gerçekleştirilecek. EKAP üzerinden açık usulle yapılacak ihalenin ardından çalışmalar hızla başlayacak.


İhaleyi kazanan firmanın 170 gün (yaklaşık 5,5 ay) içinde tamamlaması planlanan dev proje kapsamında şu imalatlar yapılacak:
Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte Kocaeli genelindeki sathi kaplama yapılan yollar daha güvenli ve elverişli hale getirilecek.

KOCAELİ — Kocaeli’de sivil toplum kuruluşları (STK) temsilcileri, iş dünyası ve muhtarların katılımıyla düzenlenen yemekli büyük organizasyon öncesinde, İzmit siyasetinde kartları yeniden karacak nitelikte önemli bir gelişme yaşandı. Ajansların dahi detaylarına ulaşamadığı,kritik buluşmayı bizzat bizim objektiflerimiz yakaladı.
İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, STK buluşmasının gerçekleştirileceği otele İl Başkan Yardımcısı Deniz Boztepe ile gelerek, program öncesinde basına kapalı çok kritik bir görüşme gerçekleştirdi.

STK temsilcileriyle yapılacak olan yemekli büyük toplantının resmi olarak başlamasına saatler kala, sadece muhabirlerimizin şahit olduğu ve görüntülemeyi başardığı o anlarda, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet oteldeki küçük toplantı alanında , liderler ve üst düzey parti kurmaylarıyla bir araya geldi.
Flaş Gelişme: Belediye Başkanı Hürriyet; Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve beraberlerindeki heyetlerle basına kapalı özel bir oturum gerçekleştirdi.
İçerik Gizli Tutuldu, Dengeler Masada: Görüşmenin içeriğine ve hangi yerel ya da genel siyasi konuların masaya yatırıldığına dair taraflardan resmi bir açıklama yapılmadı. Siyasi partiler arasındaki eski geniş ittifak modellerinde eksilmelerin yaşandığı ve dengelerin yeniden kurulduğu bu hassas dönemde gerçekleşen kurumsal temas, Kocaeli kulislerinde şimdiden büyük merak uyandırdı.
Yemekli Toplantı Başlamadan Ayrıldı: Bir süre devam eden basına kapalı gizli görüşmenin tamamlanmasının ardından, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet otelden ayrıldı. Hürriyet’in, basının ve STK temsilcilerinin katıldığı yemekli ana toplantıya ise katılmadığı görüldü.
Başkan Hürriyet’in, ittifaklar üstü esnek bir yerel diplomasi yürüterek kendi bölgesine gelen genel başkanlarla gerçekleştirdiği bu basına kapalı stratejik hamle, Kocaeli’de haftanın en çok konuşulacak özel haberi olarak kayıtlara geçti.
KOCAELİ — DEVA Partisi ve Saadet Partisi’nin ortaklaşa düzenlediği “Türkiye Buluşmaları” programının ilki Kocaeli’de gerçekleştirildi. Luxor Garden Otel’in toplantı salonunda siyaset, iş dünyası, sivil toplum kuruluşları (STK) ve basının yoğun katılımıyla düzenlenen dev zirve, adeta iktidara yönelik kapsamlı bir vizyon ve eleştiri deklarasyonuna dönüştü.
Zirvede sahne alan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan; dış politikadaki küresel tehditlerden içerideki ekonomik çöküşe, liyakat krizinden adalet sistemine kadar çok geniş bir yelpazede ezber bozan açıklamalarda bulundu. İki liderin de ortaklaştığı en büyük teşhis ise şu oldu: “Türkiye’nin en büyük sorunu güven ve ahlak krizidir.”
Programın küresel ve bölgesel riskler bölümünde stratejik analizler paylaşan Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girilen bu dönemde, özellikle son 25 yılın büyük bir siyasi ve askeri muhasebesinin yapılması gerektiğinin altını çizdi. Ortadoğu’daki ateş çemberine ve küresel güç savaşlarına dikkat çeken Arıkan, şunları söyledi:
“Bölgedeki istikrarsızlıklar ve küresel güç mücadeleleri Türkiye’yi doğrudan etkiliyor. Sınırlarımızdaki otorite boşlukları ülkemiz açısından ciddi riskler taşımaktadır. Böylesine zorlu ve acımasız bir küresel atmosferde ayakta kalabilmek için Türkiye hem masada hem sahada güçlü olmak zorundadır. Ancak gerçek güç, sadece askeri kapasite veya devlet aygıtının devasa boyutuyla ölçülemez.”
Arıkan, devlet mekanizmasının gücünün ancak hukukla sınırlandığı ölçüde meşruiyet kazanacağını belirterek iktidarın yetki sınırlarına dair sert eleştiriler getirdi:
Yaşanabilir Ülke Kriteri: “Ülkemizi yaşanabilir kılan güvence altına alınmış insan haklarıdır, ön görülebilir bir hukuksal işleyiştir. Kayırmacılığın, keyfiliğin ve muğlaklığın sürdüğü bir iklimde binalarınız, yollarınız ne kadar güzel olursa olsun o ülke yaşanabilir olamaz.”
Sandık Temel Hakları Yok Edemez: Demokrasinin yalnızca seçimlerden ibaret olmadığını kaydeden Arıkan, “Hiçbir seçim sonucu, temel hak ve özgürlükleri ortadan kaldırma yetkisini iktidarlara vermez. Bugün muhalefetteyken savunduğumuz değerleri, yarın iki parti olarak iktidara geldiğimizde de aynen savunmaya devam edeceğiz” dedi.
Muhaliflerin de Adaleti: “Bizim adalet anlayışımız yalnızca bize benzeyenlerin değil, bizden farklı düşünenlerin, farklı inananların ve hatta bize muhalefet edenlerin de haklarını koruyabilmek içindir. Gerçek adalet, iktidarda olanın değil hakkın güçlü olduğu düzendir.”
Liderler, Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik sıkışmışlığın sadece finansal göstergelerle veya yanlış faiz kararlarıyla açıklanamayacağını; meselenin arkasında çok daha derin bir “değer kaybı” yattığını vurguladı.
TÜRKİYE'NİN RAKAMLARA SIĞMAYAN KRİZ TABLOSU
[ Ekonomik Kriz ] -----> Bütçe Açığı Doğurur -----> Finanse Edilebilir (Geçicidir)
[ Güven Krisi ] -----> Kurumsal Bağları Koparır -> Sistemsizliğe Yol Açar
[ Ahlaki Kriz ] -----> Vicdan Açığı Doğurur ----> Toplumun Köklerini Sarsar (Kalıcıdır)
Mahmut Arıkan, ekonominin görünmeyen tarafına dikkat çekmek için Napolyon’un meşhur barut anekdotunu hatırlattı:
“Napolyon savaş kaybettikten sonra komutanlarını toplayıp ‘Neden kaybettik?’ diye soruyor. Generaller başlıyor saymaya: ‘Efendim, bir; barut bitti…’ Napolyon hemen müdahale ediyor: ‘Tamam, gerisini saymanıza gerek yok.’ İşte ahlak ve kamu bilinci de böyledir. Ahlakın bittiği yerde diğer kırılımları saymaya gerek kalmaz. Bugün ülkemizde sadece para değil; umut, adalet ve ortak aidiyet duygumuz da değer kaybediyor. Bir ülke sadece bütçe açık vermez, vicdan açığı verdikçe zayıflar.”
Ekonomi yönetimine rasyonel zemine dönme ve kurumsal bağımsızlığı sağlama çağrısında bulunan DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ise faizlerin emir veya baskıyla indirilemeyeceğini belirterek alternatif finans modellerine işaret etti:
Güven Endeksi: “Şunu görmek gerekiyor; faiz talimatla ya da zorlamayla düşmez. Faiz ancak güvenle düşer. Faiz ancak faizsiz finansman modellerinin teşvik edilmesiyle ve desteklenmesiyle düşer.”
G20 Masasındaki Rapor: “Biz G20 çalışma grubu olarak bütün dünyaya, G20 ülkelerine bir rapor sunuyoruz. Dünyanın her yerinden 16 iktisatçının ortak konsensüsü ile hazırlanan bu çalışmayı da yakın süreçte paylaşıyoruz.”
Türkiye’nin sanayi, üretim ve alın teri lokomotifi olan Kocaeli’nin, ürettiği katma değere rağmen hak ettiği refah payını alamadığı iki lider tarafından da ortak bir dille ifade edildi:
“Kocaeli demek üretim demek. Ancak bugün Kocaeli sokaklarında gezdiğimizde; üreten sanayicinin de, tezgahının başında duran esnafın de, fabrikada çalışan işçinin de dertli olduğunu görüyoruz. Bugün ülkemizde en büyük mağduriyeti asgari ücretlilerimiz ve en düşük maaşı alan emeklilerimiz yaşamaktadır. Resmi rakamlar ile çarşı pazar arasında uçurum var. Bu maaşlarla kirayı ödemek, mutfak masrafını karşılamak artık imkansız hale gelmiştir.”
Konuşmalarının son bölümünde ortak bir gelecek vizyonu çizen Babacan ve Arıkan, temiz siyasetin bir ahlak tartışması olduğu kadar bir kalkınma meselesi olduğunu ifade ettiler: “Çünkü hiçbir yatırımcı güven olmayan yere yatırım yapmaz, hiçbir genç adaleti görmediği yerde hayal dahi kuramaz.”
Vicdan: Sadece rakibini kötülemek değil, önce kendi vicdanına hesap verebilmektir.
Dürüstlük: Vatandaşın gözünü boyamak değil, vatandaşa karşı her koşulda dürüst olabilmektir.
Emanet bilinci: Devletin imkanını, kendi öz kardeşinin imkanı gibi rahatça görmemek; makamı ayrıcalık değil, bir emanet olarak kabul etmektir.
Zirve, Saadet Partisi Lideri Mahmut Arıkan’ın tüm toplumsal kesimlere yaptığı büyük çağrıyla son buldu:
“İçinde bulunduğumuz koşullardan rahatsız olan, bu gidişata itiraz eden ve bu bozuk düzeni değiştirmek isteyen herkese teklifimiz birlikte yol yürümektir. Gelir dağılımında adaleti sağlamak, yargının siyasetin aparatı olmasına engel olmak ve çocuklarımızın, gençlerimizin umutlarını büyütmek için gelin bu yolu birlikte inşa edelim.”
(Toplantı, liderlerin basından gelen dış politika, ekonomi ve yaklaşan yerel/genel süreçlere dair soruları yanıtlamasıyla sona erdi.)
KOCAELİ — DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, “Türkiye Buluşmaları” Kocaeli programı kapsamında kente çıkarma yaptı. Luxor Garden Otel’de basın mensupları, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri ve partililerle bir araya gelen Babacan, ekonomiden toplumsal yapıya kadar gündemdeki kritik konulara sert eleştiriler getirdi. Kocaeli’nin üretim gücüne rağmen hak ettiği refahı alamadığını vurgulayan DEVA lideri, Türkiye’nin ekonomik bir krizin ötesinde “ahlaki bir kriz” yaşadığını savundu.
Kocaeli’nin Türkiye sanayisi ve ekonomisi için taşıdığı hayati öneme dikkat çeken Ali Babacan, kentin devasa üretim hacmine rağmen sokaktaki vatandaşın geçim mücadelesi verdiğini belirtti. Babacan, kente dair şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kocaeli demek üretim demek, alın teri demek. Ancak bugün Kocaeli sokaklarında gezdiğimizde; üreten sanayicinin de, tezgahının başında duran esnafın de, fabrikada çalışan işçinin de dertli olduğunu görüyoruz. Türkiye’nin en büyük bütçelerine, en büyük üretim hacimlerine sahip bu bölgesinde vatandaşlarımız ne yazık ki hak ettiği refah payını alamıyor.”
Çarşı ve pazardaki gerçek enflasyon ile resmi rakamlar arasındaki uçuruma değinen Babacan, hayat pahalılığının en büyük faturasını dar gelirli kesimin ödediğini ifade etti. Asgari ücretli ve emeklilerin insani yaşam koşullarından uzaklaştığını belirterek, “Milyonlarca vatandaşımız en temel ihtiyaçlarından dahi mahrum bırakılmıştır. Bu maaşlarla geçinmek, kirayı ödemek, mutfak masrafını karşılamak artık imkansız hale gelmiştir” dedi.
Türkiye’nin çok boyutlu bir sıkışmışlık içinde olduğunu ve her alanda kayıplar yaşandığını savunan Babacan, meselenin sadece finansal göstergelerden ibaret olmadığını vurguladı:
Çok Boyutlu Sıkışmışlık: İş dünyası, çalışan, üreten, esnaf ve çiftçi aynı anda kaybediyor.
En Büyük Tehlike: Krizlerin içinde en çok kaygı uymamız gereken boyutu, yaşanan derin ahlaki krizdir.
Ekonomi yönetimine rasyonel zemine dönme ve kurumsal bağımsızlığı sağlama çağrısında bulunan DEVA Partisi lideri, faiz politikalarına yönelik alternatif çözüm yollarını işaret etti. Küresel ölçekte yürüttükleri çalışmalara da değinen Babacan, sözlerini şöyle tamamladı:
Güven Vurgusu: “Faiz talimatla ya da zorlamayla düşmez. Faiz ancak güvenle düşer.”
Alternatif Modeller: Faizin düşüşü ancak faizsiz finansman modellerinin teşvik edilmesi ve desteklenmesiyle mümkündür.
Dünya Çapında Rapor: “Biz G20 çalışma grubu olarak bütün dünyaya, G20 ülkelerine bir rapor sunuyoruz. Dünyanın her yerinden 16 iktisatçının ortak konsensüsü ile hazırlanan bu çalışmayı da yakın süreçte paylaşıyoruz.”
Luxor Garden Otel’deki yoğun katılımlı organizasyon, Ali Babacan’ın STK ve yerel basın mensuplarının sorularını yanıtlamasının ardından sona erdi.