• Gizli Footer
  • Gizli Footer
  • Gizli Footer
  • Gizli Footer
  • Gizli Footer
  • Gizli Footer
HAKAN BAL

HAKAN BAL

10 Eylül 2026 Perşembe

CHP Kongre Takvimi Açıklandı: Süreç Bugün Başlıyor! (10 Eylül 2026)

CHP Kongre Takvimi Açıklandı: Süreç Bugün Başlıyor! (10 Eylül 2026)
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Sözcüsü Müslim Sarı, parti içi demokrasiyi güçlendirmek ve örgüt iradesini gelecekte hâkim kılmak amacıyla yeni kongre sürecinin 10 Eylül itibarıyla resmen başladığını açıkladı.

Aşama aşama netleştirilen resmi kongre takvimi şu şekilde belirlendi:

  • 10 Eylül 2026: Kongre süreci resmen başlatıldı.

  • 28 Ekim 2026: Üye çizelgeleri partililerin incelemesi için askıya çıkarılacak.

  • 11 Kasım 2026: Mahallelerde ilçe kongre delege seçimleri başlayacak.

  • 12 Aralık 2026: Mahalle delege seçimleri tamamlanarak ilçe kongreleri süreci başlatılacak.

  • 16 Ocak 2027: İl kongreleri aşamasına geçilecek.

  • 14 Şubat 2027: Tüm il ve ilçe kongreleri tamamlanmış olacak.

Tüm il ve ilçe kongrelerinin tamamlanmasının ardından Parti Meclisi (PM) toplanarak büyük kurultay tarihini netliğe kavuşturacak ve bu süre zarfında ilgili hukuki ile mahkeme süreçlerinin de kesinleşmesi öngörülüyor.

Devamını Oku

CHP’li Orhan Sarıbal’dan OVP ve Tarım Politikaları Tepkisi: “Kaynaklar Çiftçiye Değil Faize Aktarılıyor”

CHP’li Orhan Sarıbal’dan OVP ve Tarım Politikaları Tepkisi: “Kaynaklar Çiftçiye Değil Faize Aktarılıyor”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP’li Orhan Sarıbal’dan OVP ve Tarım Politikaları Tepkisi: “Kaynaklar Çiftçiye Değil Faize Aktarılıyor”

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, 2027-2029 Orta Vadeli Programı’nın (OVP) çiftçiye üretim ve gelir güvencesi sunmadığını belirterek, tarım bütçesinin düşürüldüğünü ve kaynakların faize aktarıldığını söyledi.

Partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısıyla 2027-2029 OVP’yi, tarımsal destekleri, çiftçinin artan borçlarını ve ithalattaki artışı değerlendiren Orhan Sarıbal, iktidarın tarım politikalarını sert bir dille eleştirdi. Konuşmasına basın özgürlüğünün önemine dikkat çekerek başlayan Sarıbal, basının güç odaklarının etkisi altında kalmasının toplumun gerçek haber alma hakkını ortadan kaldırdığını ifade etti.

“OVP Başlangıçtan Öngörüsüzlüğünü Ortaya Koydu”

İktidarın geçmiş hedeflerini tutturamadığına vurgu yapan Sarıbal, önceki programda yüzde 16 olarak açıklanan 2026 yılı enflasyon hedefinin yeni OVP’de yüzde 28,4’e çıkarıldığını hatırlattı. Yeni programda 2027 için yüzde 21, 2028 için yüzde 13,5 ve 2029 için yüzde 9 enflasyon hedeflendiğini belirten Sarıbal, şu değerlendirmelerde bulundu:

  • Öngörüsüzlük: “Geçen yıl 2026 enflasyonunun yüzde 16 olacağını söylediler, şimdi hedefi yüzde 28,4’e çıkardılar. Bu değişiklik, önceki programın ne kadar öngörüsüz hazırlandığını daha başlangıçta ortaya koyuyor.”

  • Baskılama Aracı: “2027 için yüzde 21 enflasyon hedefliyorlar. Tutmayacak. Ancak bu hedefleri; destekleri, alım fiyatlarını, emekli aylıklarını ve kamu tarafından belirlenen diğer ödemeleri baskılamak için kullanacaklar.”

OVP’ye göre tarım sektörünün 2025 yılında yüzde 8,5 küçüldüğünü ve tarımsal istihdamın 267 bin kişi azaldığını aktaran Sarıbal, tarım çökerken iktidarın çiftçiye üretim programı değil kemer sıkma programı sunduğunu belirtti.

“Tarım Bütçesi Azalırken Faiz Bütçesi Büyüyor”

Tarım ve Orman Bakanlığının 2026 yılı başlangıç ödeneğinin 541,8 milyar lira olduğunu hatırlatan Sarıbal, yeni OVP’de bu rakamın 2027 yılı için 383 milyar liraya düşürüldüğünü bildirdi. Tarım bütçesindeki nominal düşüşün yüzde 29,3 olduğunu, faiz giderlerinin ise 3 trilyon 975 milyar liraya yükselmesinin öngörüldüğünü ifade eden Sarıbal, şunları kaydetti:

  • Faiz ve Tarım Dengesi: “Faiz harcamaları yüzde 40,7 artarken tarıma ayrılan ödenek yüzde 29,3 azaltılıyor. 2026 yılında faiz giderleri Tarım ve Orman Bakanlığı bütçesinin yaklaşık 5,2 katıydı. 2027’de bu oran 10,4 kata çıkacak.”

  • Siyasi Tercih: “Yani Tarım ve Orman Bakanlığına ayrılması öngörülen her 1 liraya karşılık faize 10,4 lira harcanacak. Burada para yokluğu değil, tercih vardır. İktidar tercihini çiftçiden, köylüden ve halktan yana değil; faizden ve sermayeden yana kullanmaktadır.”

Çiftçinin Girdileri Artarken Destekler Eriyor

Ağustos 2026’da tüketici enflasyonunun yüzde 31,51, gıda enflasyonunun yüzde 33,79 olduğunu belirten Sarıbal; tarımsal girdi fiyatlarının yüzde 36,65, gübre fiyatlarının yüzde 63,56, enerji ve yağlayıcı fiyatlarının ise yüzde 40,75 arttığını vurguladı. 2027 yılı destek katsayısındaki artışın yüzde 20,4’te kalacağını, OVP enflasyon hedefinin ise yüzde 21 olduğunu hatırlatan Sarıbal, çiftçinin girdi maliyetlerini kontrol altına alacak somut bir düzenlemenin bulunmadığını söyledi.

Buğday ve arpa alım fiyatlarının piyasadaki beklentilerin altında kaldığını, çiftçinin normal üretim yaptığında bile zarar ettiğini dile getiren Sarıbal, “Çiftçi enflasyonun nedeni değil, yanlış ekonomi politikalarının mağdurudur” dedi.

“İthalat Artık İktidarın Tarım Politikasına Dönüştü”

2026’nın ilk yedi ayındaki tarım ürünleri ithalatındaki artışa dikkat çeken Sarıbal, şu verileri paylaştı:

  • Buğday ithalatı yüzde 96 artarak 3,5 milyon tona ulaştı ve karşılığında yaklaşık 875 milyon dolar ödendi.

  • Mısır ithalatı yüzde 30 artışla 5,1 milyon tona, soya ithalatı yüzde 17 artışla 3,1 milyon tona, ayçiçeği tohumu ithalatı yüzde 45 artışla 1,1 milyon tona çıktı.

  • Canlı hayvan ve kırmızı et ithalatı için ödenen döviz yüzde 36 artarak 1 milyar 430 milyon dolara yükseldi (yaklaşık 500 bin baş canlı hayvan ve 50 bin ton kırmızı et).

  • Geçen yılın ilk yedi ayındaki yaklaşık 1,8 milyar dolarlık dış ticaret fazlası bu dönemde ortadan kalktı.

Sarıbal, “İthalatla piyasayı ve çiftçiyi terbiye etmeye çalıştılar, başaramadılar. Şimdi ithalat kendilerini teslim aldı. İktidar çiftçiye üretim planı değil, ithalatçıya pazar hazırlıyor” sözleriyle duruma tepki gösterdi.

Çiftçinin Borcu Kartopu Gibi Büyüyor

AKP iktidarları döneminde tarım alanlarının yaklaşık 2,5 milyon hektar azaldığını belirten Sarıbal, çiftçinin bankalara olan nakdi kredi borcunun Haziran 2025’te 1 trilyon 46 milyar lirayken, Haziran 2026’da 1 trilyon 445 milyar liraya yükseldiğini ifade etti. Zamanında ödenemeyen tarımsal kredilerin 7,3 milyar liradan 25 milyar liraya çıktığını kaydeden Sarıbal, çiftçinin borcunu yeni borçla çevirdiğini vurguladı.

Konuşmasını tarımsal üretimin millî güvenlik ve bağımsızlık meselesi olduğunu belirterek tamamlayan Sarıbal, çiftçinin hak ettiği değeri bulacağı ve üretenin kazanacağı bir düzeni kuracaklarını ifade etti.

Devamını Oku

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Cumhuriyet Halk Partisi Satın Alınamayacak Kadar Büyük Bir Yürüyüştür”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Cumhuriyet Halk Partisi Satın Alınamayacak Kadar Büyük Bir Yürüyüştür”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

– “Cumhuriyet Halk Partisi olduğu sürece bu ülkenin umudu asla ve asla tükenmez. Her zaman söyledik, yine söylüyoruz: Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi! Yaşasın Gazi Mustafa Kemal!”

– “Cumhuriyet Halk Partisi’nin hikayesi bir tabela ile başlamadı, bir makam odasında başlamadı; bir kişinin şahsi ikbali için kurulmadı. Cumhuriyet Halk Partisi, vatanın ateş çemberinden geçtiği günlerde doğan milli iradenin partisidir.”

– “Cumhuriyet Halk Partisi, Anadolu’nun küçük bir köy okulunda parmak kaldıran kız çocuğudur. Öğretmenin sorduğu soruya korkmadan cevap veren o çocuktur.”

– “Bizim milliyetçiliğimiz milleti birbirine düşürmek değildir. Bizim milliyetçiliğimiz milletin ortak geleceğini büyütmektir. Bizim milliyetçiliğimiz sadece söz söylemek de değildir; üretmektir, çalışmaktır, devleti güçlendirmektir.”

– “Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük derslerden biri de şudur: Hiçbir millet başkasının lütfuyla bağımsız olamaz. Bağımsızlık hazır bekleyenlere değil, bedeli ödemeyi göze alanlara nasip olur.”

– “Gençler, sizden itaat istemiyoruz, sizden akıl istiyoruz. Sizden susmanızı istemiyoruz, sizden soru sormanızı istiyoruz. Sizden ezber istemiyoruz, bilim istiyoruz. Sizden korkmanızı istemiyoruz, cesaret istiyoruz.”

– “Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamaz. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin değeri parayla ölçülemez. Cumhuriyet Halk Partisi’nin değeri parayla ölçülemez. Gafiller bunu çok iyi bilmeli. Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamayacak kadar büyük, satın almak isteyenleri de milletin ve tarihin vicdanında mahkûm edecek kadar köklü bir yürüyüştür. Bu parti hiç kimsenin mülkü değildir. Bu parti milletindir; adı Halk Partisi’dir, halkın partisidir, 85 milyonun partisidir.”

– “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda, verilmiş bir söz gibi milletimizin huzurunda bir kez daha söz veriyoruz: Türkiye Cumhuriyeti’ni koruyacağız. Cumhuriyeti büyüteceğiz. Demokrasiyi güçlendireceğiz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, CHP’nin 103. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen “Geçmişin Değerlendirilmesi ve Gelecek Vizyonunun Tespiti” toplantısında konuştu.

“Halkın umudu Kılıçdaroğlu” sloganlarıyla kürsüye gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; konuşmasına, “Hepinize çok teşekkür ediyorum. Hep beraber bu halkın umudu olacağız. Cumhuriyet Halk Partisi olduğu sürece bu ülkenin umudu asla ve asla tükenmez. Her zaman söyledik, yine söylüyoruz: Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi! Yaşasın Gazi Mustafa Kemal!” sözleriyle başladı.

“Dik dur eğilme, gençlik seninle” sloganlarını CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, “Hiç meraklanmayın. Bu kardeşiniz hiçbir gücün karşısında eğilmez. Bu kardeşiniz sadece Yüce Yaradan’ın önünde eğiliriz ve yüreğimizde o vardır; sadece Yüce Yaradan’ın” diye yanıtlayan CHP lideri Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

Sevgili dostlarım, arkadaşlarım, yol arkadaşlarım, kıymetli gençler; hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz. Beni dikkatle dinlemenizi isterim.

Bugün 9 Eylül. Bugün yalnızca Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş yıl dönümünü kutlamıyoruz. Bugün bir milletin ayağa kalkışını, bir devletin yeniden kuruluşunu ve büyük bir ülkünün siyaset sahnesindeki temsilini selamlıyoruz. Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin kuruluş ruhunu selamlıyoruz. Bugün Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde emperyalizme karşı ayağa kalkan Türk milletinin iradesini selamlıyoruz.

CUMHURİYET HALK PARTİSİ’NİN KÖKLERİ KUVA-YI MİLLİYE’DEDİR

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin hikayesi bir tabela ile başlamadı, bir makam odasında başlamadı; bir kişinin şahsi ikbali için kurulmadı, Cumhuriyet Halk Partisi, vatanın ateş çemberinden geçtiği günlerde doğan milli iradenin partisidir. Kökleri Sivas’tadır, kökleri Erzurum’dadır, kökleri Kuva-yı Milliye’dedir, kökleri Müdafaa-i Hukuk’tadır, kökleri Ankara’da açılan Gazi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndedir ve 9 Eylül’de İzmir’in kurtuluşuyla taçlanan büyük bağımsızlık mücadelesindedir. Bu nedenle 9 Eylül bizim için yalnızca bir kuruluş tarihi değildir. 9 Eylül bir ulusun, Türk ulusunun “Ben varım” dediği gündür. Bunu böyle bilmeliyiz.

CHP MİLLETİN KENDİSİDİR

Sevgili yol arkadaşlarım, Cumhuriyet Halk Partisi’ni yalnızca bir siyasi parti olarak anlatmak eksik olur. Cumhuriyet Halk Partisi, Anadolu’nun küçük bir köy okulunda parmak kaldıran kız çocuğudur. Öğretmenin sorduğu soruya korkmadan cevap veren o çocuktur. “Ben de okuyacağım” diyen, “Ben de doktor olacağım” diyen, “Ben de mühendis olacağım” diyen, “Ben de bu güzel ülkeye hizmet edeceğim” diyen çocuğun cesaretidir Cumhuriyet Halk Partisi. Cumhuriyet budur ve Cumhuriyet Halk Partisi o çocuğun önündeki bütün engelleri kaldırmanın teminatıdır, güvencesidir.

Cumhuriyet Halk Partisi tarlasını süren çiftçidir, Cumhuriyet Halk Partisi fabrikada alın teri döken işçidir, köy okuluna giden öğretmendir, laboratuvarda Türkiye’nin geleceğini araştıran bilim insanıdır, atölyesinde üretim yapan ustadır, üniversitede hayal kuran gençtir, evladının geleceği için gece gündüz çalışan annedir, vatan nöbetindeki Mehmetçiğin arkasında duran millettir. Cumhuriyet Halk Partisi milletin kendisidir, bunu herkesin böyle bilmesi lazım.

Değerli yol arkadaşlarım, değerli dostlarım; Cumhuriyet bizim için yalnızca bir rejim adı değildir. Cumhuriyet millet egemenliğidir, Cumhuriyet birlik, beraberlik ve kardeşliktir, Cumhuriyet laik ve bilimsel eğitimdir, Cumhuriyet kadının toplumda eşit ve onurlu yeridir. Gazi’nin cümlesiyle “Cumhuriyet bilhassa kimsesizlerin kimsesidir.” Cumhuriyet Halk Partisi’nin felsefesinde köylü milletin efendisidir.

BİZİM MİLLİYETÇİLİĞİMİZ ÜRETMEKTİR, ÇALIŞMAKTIR

Değerli yol arkadaşlarım, Cumhuriyet demek Türk ulusunun kendi kaderine, kendi iradesiyle sahip çıkması demektir. İşte bizim milliyetçilik anlayışımız budur ve milliyetçiliğin özü de budur. Bizim milliyetçiliğimiz milleti birbirine düşürmek değildir. Bizim milliyetçiliğimiz milletin ortak geleceğini büyütmektir. Bizim milliyetçiliğimiz sadece söz söylemek de değildir; üretmektir, çalışmaktır, devleti güçlendirmektir, halkın refah düzeyini artırmaktır, milleti zenginleştirmektir. Yani sosyal devleti bütün kurumlarıyla yeniden inşa etmektir. Vatanı savunmaktır ve gerektiğinde vatanı için bedel ödemekten de kaçınmamaktır milliyetçilik. Bizim bildiğimiz milliyetçilik budur.

Değerli yol arkadaşlarım, Cumhuriyet Halk Partisi milliyetçiliği sokak duvarlarına değil; Kıbrıs’ın dağlarına, Ecevit az önce söyledi, Kıbrıs’ın dağlarına, Ege’nin deniz yataklarına ve Türkiye’nin dört bir yanına yazmak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi bayrağı sadece miting meydanlarında taşımak için değil, bayrağın dalgalanacağı vatanı korumak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi vatan sözünü yalnızca kürsülerde söylemek için değil, vatan söz konusu olduğunda sorumluluk almayı bilmek demektir. Çünkü bizim milliyetçiliğimizin ölçüsü laf değildir. Milletin menfaati, ulusun çıkarıdır.

Cumhuriyet Halk Partisi Orta Doğu’dan Avrupa’ya, Kafkaslar’dan Afrika’ya, Altaylar’dan Tuna’ya uzanan büyük bir tarih ve medeniyet coğrafyasını bilen Türkiye demektir. Biz komşularımızla barış isteriz, barış içinde yaşamak isteriz ama Türkiye’nin haklarından vazgeçerek değil. Biz dünyayla iş birliği isteriz ama bağımsızlığımızdan vazgeçerek değil. Biz güçlü ittifaklar isteriz ama başkasının taşeronu olarak değil; kendi kararını verebilen egemen, güçlü bir devlet olarak. İsteriz ki Türkiye’nin dostu çok olsun ama Türkiye’nin sahibi yalnızca ve yalnızca Türk milleti olsun.

BAĞIMSIZLIK HAZIR BEKLEYENLERE DEĞİL, BEDELİ ÖDEMEYİ GÖZE ALANLARA NASİP OLUR

Değerli arkadaşlarım, Gazi Mustafa Kemal Atatürk bize yalnızca bir cumhuriyet bırakmadı. Bize bir düşünce sistemi, bir devlet anlayışı, bir bağımsızlık iradesi ve bir gelecek bıraktı. Atatürk’ün en büyük eseri yalnızca cumhuriyet değildir; en büyük eseri cumhuriyeti kurabilecek öz güvene sahip bir milletin yaratılmış olmasıdır. O nedenle Atatürk bizim için yalnızca geçmişte yaşamış büyük bir komutan değildir; o bağımsızlığın adı, o milli egemenliğin iradesi, o çağdaşlığın ölçüsü, o Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurucu aklıdır. Dolayısıyla biz onun mirasını yalnızca anmayacağız, yaşatacağız. Çünkü bu bizim, her Cumhuriyet Halk Partilinin 7’den 70’e görevidir. Teşekkür ederim.

BİN KERE ÖLMEK AMA BİR KERE VATANI SATMAMAK, İŞTE BİZİM SİYASET ANLAYIŞIMIZ BUDUR

Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük derslerden biri de şudur: Hiçbir millet başkasının lütfuyla bağımsız olamaz. Bağımsızlık hazır bekleyenlere değil, bedeli ödemeyi göze alanlara nasip olur. Bir daha ifade edeyim: Bağımsızlık hazır bekleyenlere değil, bedel ödemeyi göze alanlara nasip olur. Mustafa Kemal ve arkadaşları bedel ödemek için yola çıktılar, canlarını ortaya koymak için yola çıktılar. İşte bizim tarihimizin temel felsefesi budur. Sakarya bunun tarihidir, Dumlupınar bunun tarihidir, İzmir 9 Eylül bunun tarihidir. Cumhuriyet bunun tarihidir ve CHP’nin kuruluş ruhu da bunun tarihidir: Bin kere ölmek ama bir kere vatanı satmamak. İşte bizim siyaset anlayışımız budur, işte bizim devlet anlayışımız budur, işte bizim vatanseverliğimiz budur.

Sevgili dostlarım, Misak-ı Milli bizim için yalnızca tarihin bir belgesi değildir; o, milletin bağımsız yaşama iradesinin sembolüdür. Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Misak-ı Milli’nin bağımsızlık ruhunu taşıyan ve Türkiye’nin geleceğini daha ileri taşıma iradesini temsil eden bir partidir. Biz sınırlarımızın ötesinde macera aramayız ama sınırlarımızın içinde hiçbir tehdide boyun eğmeyiz. Bizim için vatanın bir karış toprağı da, bir damla suyu da, bir karış Mavi Vatan’ı da, bir çocuğun geleceği de değerlidir. Vatan bölünmez bir bütündür, millet bölünmez bir bütündür, Türkiye Cumhuriyeti Devleti bölünmez bir bütündür ve bu bütünlüğün teminatı milletin ortak iradesidir.

GELECEĞİN BAĞIMSIZLIK ANLAYIŞI: TEKNOLOJİ, VERİ VE ÜRETİM

Değerli yol arkadaşlarım, bugün dünyada güç dengeleri değişiyor. Savaşlar değişiyor, silahlar değişiyor. Ekoloji, teknoloji, veri, yapay zekâ ve kritik madenler yeni bağımsızlık alanı haline geliyor. Ekonomik savaşlar büyüyor. O halde bizim de bağımsızlık anlayışımızı büyütmemiz gerekiyor. Bugünün bağımsızlığı kendi enerjisini üretmektir, bugünün bağımsızlığı kendi teknolojisini geliştirmektir, bugünün bağımsızlığı savunma sistemini kurmaktır, yazılımını üretmektir, verisini korumaktır, kendi gıda güvenliğini sağlamaktır, kendi üniversitesine güvenmektir, kendi bilim insanına sahip çıkmaktır. Çünkü tam bağımsız Türkiye, üreten Türkiye’dir. Bunun böyle bilinmesi lazım. Yeni bağımsızlık anlayışımız da budur.

Biz savunma sanayinde kazanılmış hiçbir birikimi küçümsemiyoruz. Çünkü o birikim mühendisin aklıdır, teknisyenin emeğidir, işçinin alın teridir, üniversitenin bilgisidir, Mehmetçiğin tecrübesidir ve milletin vergisiyle oluşan ortak bir değerdir. Hiçbir siyasi parti bu başarıların sahibi değildir; sahibi bu milletin evlatlarıdır. Biz bunu koruyacağız, daha da ileriye taşıyacağız; motoru da yapacağız, çipi de üreteceğiz, sensörü de üreteceğiz; yazılımı da, elektroniği de yapacağız ve üreteceğiz. Çünkü Türkiye’ye ambargo uygulandığında Türkiye’nin eli kolu bağlanmamalıdır. İşte gerçek milli savunma budur. Bu amaçla, bu felsefeyle yolumuza devam edeceğiz.

GENÇLER, SİZDEN İTAAT DEĞİL AKIL VE CESARET İSTİYORUZ

Bir iki sözüm de gençlere. Sevgili gençler, sizlere “Bir gün Türkiye sizin olacak” demeyeceğiz. Çünkü Türkiye zaten sizsiniz. Bugün siz bu cumhuriyetin seyircisi değilsiniz, siz bu cumhuriyetin kurucu ortaklarısınız. Sizden itaat istemiyoruz, sizden akıl istiyoruz. Sizden susmanızı istemiyoruz, sizden soru sormanızı istiyoruz. Sizden ezber istemiyoruz, bilim istiyoruz. Sizden korkmanızı istemiyoruz, cesaret istiyoruz. Bir gün bir köy okulunda yine bir kız çocuğu parmak kaldıracak. Öğretmeni ona, “Büyüyünce ne olmak istiyorsun?” diye soracak. O çocuk belki doktor, belki bilim insanı, belki mühendis, belki öğretmen, belki asker, belki sanatçı… Ama o ne derse desin, o çocuğun cevabının arkasında Türkiye Cumhuriyeti olacak. İşte bizim cumhuriyet anlayışımız budur. Ve Cumhuriyet Halk Partisi o çocuğun hayallerinin teminatı olacaktır, bunu da bilmenizi isterim.

CHP HİÇ KİMSENİN MÜLKÜ DEĞİLDİR, 85 MİLYONUN PARTİSİDİR

Değerli arkadaşlarım, Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamaz. Rahmetli Baykal da söyledi; çünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin değeri parayla ölçülemez. Gafiller bunu çok iyi bilmeli. Cumhuriyet Halk Partisi makamla satın alınamaz, menfaatle satın alınamaz, korkuyla satın alınamaz, baskıyla satın alınamaz. Çünkü bu partinin mayasında Kuva-yı Milliye’nin ruhu vardır, Kuva-yı Milliye’nin ruhunu yaşıyoruz. Bu partinin damarlarında cumhuriyet vardır, bu partinin hafızasında Mustafa Kemal Atatürk vardır, bu partinin vicdanında millet vardır. Bu nedenle açıkça ifade ediyorum, söylüyorum: Cumhuriyet Halk Partisi satın alınamayacak kadar büyük, satın almak isteyenleri de milletin ve tarihin vicdanında mahkûm edecek kadar köklü bir yürüyüştür. Hiç kimse bu partinin 100 yıllık tarihini kendi kişisel hesabına teslim edemez. Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi makamının mülkü addedemez. Çünkü bu parti hiç kimsenin mülkü değildir. Bu parti milletindir; adı Halk Partisi’dir, halkın partisidir, 85 milyonun partisidir.

CHP’NİN KAPILARI TÜRKİYE’NİN BÜTÜN EVLATLARINA AÇIK OLACAKTIR

Sevgili yol arkadaşlarım; elbette bizim de hatalarımız oldu, elbette yanlışlarımız oldu, elbette birbirimizi kırdığımız zamanlar da oldu. Bunlardan ders çıkaracağız. Birbirimizi düşmanlaştırmayacağız. Çünkü biz aynı çınarın dallarıyız, aynı tarihin çocuklarıyız, aynı vatanın insanlarıyız, evlatlarıyız. Ve bugün ihtiyacımız olan şey birbirimizi tüketmek değil, birbirimize yeniden güvenmektir. Dolayısıyla CHP’nin kapısı halka açık olacaktır, gençlere açık olacaktır, kadınlara açık olacaktır, işçiye açık olacaktır, çiftçiye açık olacaktır, emekliye açık olacaktır, bilim insanına açık olacaktır. Kısacası Türkiye’nin bütün evlatlarına Cumhuriyet Halk Partisi’nin kapıları açık olmalıdır.

Sevgili dostlarım, bizim mücadelemiz koltuk mücadelesi değildir. Bizim mücadelemiz yoksulluğu yenme mücadelesidir, hukuksuzluğu yenme mücadelesidir, yolsuzluğu yenme mücadelesidir, liyakatsizliği yenme mücadelesidir, halkın üstüne karabasan gibi çöken umutsuzluğu yenme mücadelesidir ve bağımlılığı yenme mücadelesidir. Bizim mücadelemiz Türkiye’yi yeniden kendi ayakları üzerinde doğrultma mücadelesidir. Bizim mücadelemiz güzel cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandırma mücadelesidir.

MİLLETİMİZİN HUZURUNDA SÖZ VERİYORUZ

Şimdi sizlerden bir şey isteyeceğim. Kısa bir metnim var; ben cümleleri okuyacağım, lütfen hep beraber tekrar edeceğiz. Çünkü bunu sadece ben değil, hepimiz de yüreğimize onu nakşetmeliyiz.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün huzurunda verilmiş bir söz gibi milletimizin huzurunda bir kez daha söz veriyoruz: Türkiye Cumhuriyeti’ni koruyacağız. Cumhuriyeti büyüteceğiz. Demokrasiyi güçlendireceğiz. Adaleti yeniden ayağa kaldıracağız. Devleti liyakatle yöneteceğiz. Üreten Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz. Çiftçimizin toprağına, işçimizin emeğine, emeklimizin alın terine sahip çıkacağız. Ve Türkiye’nin bağımsızlığından bir santim bile geri adım atmayacağız.

Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi Orta Doğu’dan Avrupa’ya, Kafkaslar’dan Afrika’ya, Altaylar’dan Tuna’ya uzanan büyük bir tarih bilincidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Kuva-yı Milliye’nin cesaretidir. Cumhuriyet Halk Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin teminatıdır. Cumhuriyet Halk Partisi, köy okullarında parmak kaldıran kız çocuğudur. Cumhuriyet Halk Partisi işçinin alın teridir, Cumhuriyet Halk Partisi çiftçinin toprağıdır, Cumhuriyet Halk Partisi Mehmetçiğin vatan sevgisidir, Cumhuriyet Halk Partisi bilimin ışığıdır, Cumhuriyet Halk Partisi milletin iradesidir, Cumhuriyet Halk Partisi tam bağımsız Türkiye ülküsüdür. Cumhuriyet Halk Partisi bir kere ölmek ama bir kere vatanı satmamak demektir. Cumhuriyet Halk Partisi satın alınmayacak kadar kutlu, satın almak isteyenleri ise tarihin huzurunda mahkûm edecek kadar büyük bir yürüyüştür.

YOLUMUZU GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK BELİRLEMİŞ: ÇAĞDAŞ UYGARLIĞI AŞMAK

Sevgili Cumhuriyet Halk Partililer, bugün size yalnızca geçmişimizle gurur duyun demiyorum; size geleceği kurun diyorum. Çünkü Atatürk’ün bize bıraktığı en büyük görev sadece geçmişi anlatmak değil, geçmişten ders çıkararak geleceği inşa etmektir. Cumhuriyeti emanet almak, cumhuriyeti daha ileriye taşımak demektir. Türkiye’yi olduğu yerde tutmak değil, Türkiye’yi çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarmak demektir. İşte bizim yolumuz budur. Yolu Gazi Mustafa Kemal Atatürk belirlemiş: Çağdaş uygarlığı aşmak.

Bugün buradan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, Kuva-yı Milliye kahramanlarına, İstiklal mücadelemizin şehitlerine, cumhuriyeti omuzlarında yükselten bütün kuşaklara bin selam olsun! Cumhuriyet Halk Partisi’ni kuranlara, bu partiye alın terini, emeğini, ömrünü verenlere, milletin hakkını ve hukukunu savunan bütün Cumhuriyet Halk Partililere bin kere selam olsun! Ve bugün bu salonda Türkiye’nin geleceği için yüreği çarpan herkese binlerce selam olsun!

Sevgili dostlarım; makamlar gelip geçer, isimler değişir, kişiler değişir, hükümetler değişir ama vatan kalır, millet kalır, bayrak kalır, cumhuriyet kalır, Türkiye Cumhuriyeti kalır. Ve biz biliyoruz ki cumhuriyet sahipsiz değildir, Türkiye sahipsiz değildir. Çünkü bu milletin tarihinden gelen bir irade var. O iradenin adı bağımsızlıktır, o iradenin adı cumhuriyettir, o iradenin adı millet egemenliğidir ve o iradenin siyasi damarlarından birisi de Cumhuriyet Halk Partisidir.

Bugün 9 Eylül. 103 yıl önce bu büyük yürüyüşün siyasi örgütü doğdu. Biz bugün yalnızca bir kurtuluş yıl dönümünü değil, bir milletin bağımsızlık iradesinin siyasal mirasını anıyoruz. Başta kurucumuz, ilk genel başkanımız, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Kuva-yı Milliye’nin bütün kahramanlarını, İstiklal Savaşı’nın bütün şehitlerini, cumhuriyet için çalışan bütün isimsiz kahramanları rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum. Onların emaneti bizlerin omuzlarındadır ve söz veriyoruz, o emaneti koruyacağız, o emanet bizim namusumuzdur. Cumhuriyetten vazgeçmeyeceğiz, bağımsızlıktan vazgeçmeyeceğiz, Türkiye’den vazgeçmeyeceğiz. Ne pahasına olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti’ni sonsuza kadar yaşatacağız.

Yaşasın cumhuriyet! Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti! Yaşasın tam bağımsız Türkiye! Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi! 9 Eylül kutlu olsun!

Devamını Oku

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Cumhuriyet Halk Partililer Olarak Herkesi Kucaklıyoruz”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: “Cumhuriyet Halk Partililer Olarak Herkesi Kucaklıyoruz”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu: Cumhuriyet Halk Partililer Olarak Herkesi Kucaklıyoruz”

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu:

– “Bizim kitabımızda bu yok! Biz her kuruşun hesabını bu millete vermeyi onurlu bir görev kabul ediyoruz. Cesaret budur, halka güven duymaktır.”

– “Vatandaş bize oy versin vermesin şöyle düşünür: ‘Bakalım Cumhuriyet Halk Partisi ne diyecek?’ Çünkü biliyor ki Cumhuriyet Halk Partisi bir şey söylüyorsa doğruları söylüyordur.”

– “Siyasetçi, halka hesap vermeye hazır kişidir. Halka hesap vermeye hazır değilseniz, siz de malı götürmeye hazırsınız demektir.”

– “Bütün il binalarımız, ilçe binalarımız halka açık olmalı. Halk gelip orada derdini anlatmalı.”

– “25 yılda bu ülkede ahlaksızlığın kurumsallaştığını görüyoruz. Ve bunun hesabını sormak da bizim görevimizdir, ahlaklı insanların görevidir.”

– “Cumhuriyet Halk Partililer olarak herkesi kucaklıyoruz, ‘Herkesin başımızın üstünde yeri var’ diyoruz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partinin 103’üncü kuruluş yıl dönümü vesilesiyle CHP Genel Merkezi’nde düzenlenen “9 Eylül Resepsiyonu”nda davetlilere hitap etti. Konuşmasında hesap verebilirlik, şeffaflık, toplumsal kucaklaşma ve CHP’nin tarihsel sorumluluklarına değinen Kılıçdaroğlu, partinin tüm kademelerinin halkın dertlerine çözüm üretmek üzere açık kapı politikası izleyeceğini vurguladı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, resepsiyonda yaptığı konuşmada şunları söyledi:

Efendim, programda aslında konuşma yoktu çünkü bugün konuşmuştum. Politikacılar fazla konuşursa tehlikeli olur. O nedenle ben kısaca hepinize hoş geldiniz diyeyim.

103 yıldır alın teri döken, emek harcayan, Türkiye’nin gelişmesi ve büyümesi için çaba harcayan, bütün zorluklara katlanan, ülkeye bağımsızlığı getiren, dünyada saygın bir ülke olmasını sağlayan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu partiye hizmeti geçen—yaşı ne olursa olsun, kimliği ne olursa olsun, cinsiyeti ne olursa olsun—bütün yurttaşlarıma gönülden sevgiler, saygılar sunuyorum.

“BU TARİH BİR DEVLETİN KURULUŞUDUR, KADIN ERKEK EŞİTLİĞİDİR”

Bir tarihi devraldığımızı ve bu tarihi yeni kuşaklara devretmeye hazır olduğumuzu da herkesin bilmesini isterim. Bu tarih sıradan bir tarih değildir. Bu tarih bir devletin kuruluşudur. Bu tarih kadın erkek eşitliğidir. Bu tarih eğitimdir. Bu tarih üretimdir. Bu tarih kucaklaşmadır. Bu tarih kavga değil, barışı önceleyen bir tarihtir.

Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi 103 yılıyla dünyada ender olan partilerden birisidir, saygın bir partidir. Herkes şöyle düşünür: Herkes düşüncesini açıklar, diğer partiler de düşüncelerini açıklarlar; ama sonunda oy versin vermesin vatandaş şöyle düşünür: “Bakalım Cumhuriyet Halk Partisi ne diyecek?” Çünkü biliyor ki vatandaş, bize oy vermeyen vatandaş da biliyor ki Cumhuriyet Halk Partisi bir şey söylüyorsa doğruları söylüyordur, doğruları savunuyordur, halkın çıkarlarını savunuyordur. Herkesin, emeğin hakkını veren ve herkesi kucaklayan bir partidir. Cumhuriyet Halk Partisi’nin böyle bir özelliği var. Cumhuriyet Halk Partili olmak bizim için şereftir, onurdur.

“BÜTÜN İL VE İLÇE BİNALARIMIZ HALKA AÇIK OLMALI”

Ama bir görevimiz var, hepimizin bir görevi var. Kadın erkek demeden, yaşlı genç demeden hepimizin bir görevi var. Ülke sorunlarla boğuşuyor. Herkesin derdi var, her evde dert var. Tenceresi kaynayan evde de dert var, tenceresi kaynamayan evde de dert var. Okullar açılacak, sorunlar var. Neresinden bakılırsa bakılsın biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bütün il binalarımız, ilçe binalarımız halka açık olmalı. Halk gelip orada derdini anlatmalı. Çözüm varsa söylenmeli, çözüm üretemiyorlarsa mutlaka bize söylenmeli.

“BİZ KUL HAKKI YEMEYİZ, HER YAŞAM TARZINA SAYGI DUYARIZ”

Bu ülkenin çözülemeyecek sorunu yoktur. Her sorun çözülebilir. Neden? Aklımızla, mantığımızla, bilgimizle, birikimimizle, tecrübemizle bütün sorunları aşabiliriz ve bütün sorunları çözebiliriz. Ama bunu yapmak için halktan yetki almamız lazım. Yetki almanın yolu da ahlaklı olmaktır, terbiyeli olmaktır. Halka güven duymak lazım, halkı ayrıştırmamak lazım, halkı bölmemek lazım. Kim olursa olsun; doğuda, batıda, güneyde, kuzeyde kim olursa olsun eğer bu ülkede yaşıyorsa “Kardeşim” diyeceğiz. “Benim başımın üstünde senin yerin var ve ben senin sorunlarını çözmeye talibim, bu sorunları çözeceğim” dememiz lazım.

Biz kul hakkı yemeyiz! Biz herkese saygı duyarız; her inanca, her kimliğe, her yaşam tarzına saygı duyarız. Toplumu ayırmayız, kişileri ayırmayız. Derdi varsa dert ortağı oluruz; ama sadece dert ortağı değil, çözümünü de getiririz. Çünkü sorunu çözmek zorundayız.

Yeni bir dünya şekilleniyor, yeni bir dünya oluşuyor. Türkiye kendi kabuğuna çekilip bütün bu sorunların dışında kalamaz. Sorunlar gelir, sizi yakalar sonunda. Biz öyle bir politika izlemeliyiz ki halkı kucaklamalıyız. Onlarla beraber olmalıyız, dertlerini dinlemeliyiz ve arkasından da çözümlerimizi söylemeliyiz; “Bu sorun böyle çözülür” demeliyiz.

“SİYASETÇİ HALKA HESAP VERMEYE HAZIR KİŞİDİR”

Sizden bir başka isteğim daha var. Hepiniz vergi ödüyorsunuz, değil mi? Bazılarınız farkında bile değil vergi ödediğinin. Oysa ekmek alırken vergi ödüyorsunuz, dolmuşa binerken vergi ödüyorsunuz, otobüse binerken vergi ödüyorsunuz. Bütün vatandaşlarımdan istirhamımdır; şu soruyu sorsunlar: “Tüyü bitmemiş yetimden vergi alırken, toplarken bu paraları nerelere harcadınız? Kimlere harcadınız bu paraları? Neden bu halka hesap vermiyorsunuz?” dememiz lazım.

Siyasetçi, halka hesap vermeye hazır kişidir. Halka hesap vermeye hazır değilseniz, siz de malı götürmeye hazırsınız demektir. Bizim kitabımızda bu yok! Biz her kuruşun hesabını bu millete vermeyi onurlu bir görev kabul ediyoruz, onurlu bir görev… Cesaret budur, halka güven duymaktır. Halkın da size güven duyması lazım. O nedenle ahlakı, erdemi öne çıkarıyoruz. O nedenle diyoruz ki bu ülkenin çözülemeyecek bir sorunu yoktur.

“25 YILDA AHLAKSIZLIĞIN KURUMSALLAŞTIĞINI GÖRÜYORUZ”

Bu ülke fakir bir ülke değil. Bakın, son 25 yılı alın. Zenginler daha zengin oldu, fakirler daha fakir oldu. Oysa orta sınıfın güçlenmesi gerekiyordu. Orta sınıf bütün dünyada ahlakı temsil eder. 25 yılda bu ülkede ahlaksızlığın kurumsallaştığını görüyoruz. Ve bunun hesabını sormak da bizim görevimizdir, ahlaklı insanların görevidir, düzgün insanların görevidir. “Benden para alıyorsun; dolmuşa binerken vergi alıyorsun, ekmek alırken vergi alıyorsun. Vergileri nereye harcıyorsun? Kimlere harcıyorsun, kimlere veriyorsun?” Bu soruyu sormak zorundayız. Bu soruyu sormak, taşı gediğine koymak, arkasından da çözümü halkın önüne koymaktır. Biz bunu yapacağız, bunun mücadelesini vereceğiz.

Kısa bir konuşma yapacaktım ama bu politikacılara mikrofon verilince dayanamıyorlar galiba. Hepinize yürekten teşekkür ederim. Unutmayın, 103. yılımız hayırlı uğurlu olsun. Daha nice 103 yıllar olsun. Hep birlikte, gönül gönüle, ülkenin sorunlarına kilitlenerek hepsini çözeceğiz. Asla umutsuz olmayın. Umutsuzluk bizim kitabımızda yoktur. Güzel bir ülkede yaşıyoruz, hep beraber yaşıyoruz. Hiç kimseyi ayırmıyoruz, hiç kimseyi ötekileştirmiyoruz. Cumhuriyet Halk Partililer olarak herkesi kucaklıyoruz, “Herkesin başımızın üstünde yeri var” diyoruz.

Hepinize iyi akşamlar, iyi eğlenceler, sevgiler, saygılar sunuyorum. Sağ olun, var olun.

Devamını Oku

Vali İlhami Aktaş’tan 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Öncesi Ulugazi İlkokulu’na Ziyaret

Vali İlhami Aktaş’tan 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Öncesi Ulugazi İlkokulu’na Ziyaret
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Vali İlhami Aktaş’tan 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı Öncesi Ulugazi İlkokulu’na Ziyaret

2026-2027 Eğitim-Öğretim yılının başlamasına sayılı günler kala Vali İlhami Aktaş, İzmit Ulugazi İlkokulu’nu ziyaret ederek oryantasyon sürecindeki öğrenciler ve öğretmenlerle bir araya geldi.

Yeni eğitim-öğretim dönemi öncesinde saha incelemelerini sürdüren Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, İzmit Ulugazi İlkokulu’nu ziyaret etti. Okul Müdürü Süleyman Beyazyüz tarafından karşılanan Vali Aktaş, okulun genel durumu hakkında bilgi aldı.

Uyum Haftası Öğrencileri ve Aileleriyle Buluştu

Uyum haftası programı kapsamında 7 Eylül itibarıyla okula başlayan okul öncesi ve ilkokul öğrencileri ile aileleriyle görüşen Vali İlhami Aktaş, minik öğrencilere başarı dileklerini ileterek yeni eğitim-öğretim yılının hayırlı olması temennisinde bulundu.

Okulda çeşitli incelemelerde bulunan Vali Aktaş, daha sonra öğretmenlerle bir araya gelerek 2026-2027 Eğitim-Öğretim yılına yönelik istişarelerde bulundu.

Devamını Oku