DOLAR 44,8503 0.21%
EURO 52,9940 0.21%
ALTIN 7.025,051,94
BITCOIN 34801204.15339%
Kocaeli
12°

KAPALI

SABAHA KALAN SÜRE

Eğitimci Beyhan Korkmaz’dan “Okullarda Şiddet” Çıkışı: “Reçete Belli, Sosyal Çalışmacı ve Sosyolog Şart!”
  • Fark Kocaeli
  • BASIN BÜLTENİ
  • Eğitimci Beyhan Korkmaz’dan “Okullarda Şiddet” Çıkışı: “Reçete Belli, Sosyal Çalışmacı ve Sosyolog Şart!”
30 okunma

Eğitimci Beyhan Korkmaz’dan “Okullarda Şiddet” Çıkışı: “Reçete Belli, Sosyal Çalışmacı ve Sosyolog Şart!”

OKUL SOSYAL HİZMETİ BİR LÜKS DEĞİL, ZORUNLULUKTUR! Rehber öğretmenlerin (PDR) omuzlarındaki yük taşınamaz boyuttadır. Okullarda derhal Sosyal Çalışmacı ve Sosyolog kadroları ihdas edilmelidir. Sosyal çalışmacı okulun dış dünyasıyla bağ kurmalı; şiddetin, tacizin kaynağını çocuğun evinde, sokakta tespit etmelidir.

ABONE OL
17 Nisan 2026 01:03
Eğitimci Beyhan Korkmaz’dan “Okullarda Şiddet” Çıkışı: “Reçete Belli, Sosyal Çalışmacı ve Sosyolog Şart!”
1

BEĞENDİM

ABONE OL
Sanatla Gelişim Derneği Başkan Yardımcısı ,Kartepe Çevere Platformu Kurucusu, Kocaeli Öğrenci Veli Derneği (Veli-Der) önceki dönem yöneticisi ve Araştırmacı Egitimci Yazar Beyhan Korkmaz
kurtuluş için “Okul Sosyal Hizmeti” modelini acil çözüm olarak sundu.
KOCAELİ – Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta öğrencileri hedef alan şiddet olaylarının ardından bir açıklama yapan Korkmaz, eğitim sisteminin “pansuman tedbirlerle” ayakta duramadığını belirtti. Korkmaz, güvenliğin sadece kapıya kilit vurarak sağlanamayacağını ifade ederek yetkililere ve kamuoyuna somut bir çözüm haritası sundu.
OKUL SOSYAL HİZMETİ BİR LÜKS DEĞİL, ZORUNLULUKTUR!
“Rehber Öğretmenlerin Yükü Taşınamaz Boyutta”

Okullardaki şiddetin kaynağında,  sosyo-ekonomik nedenlerin yattığına dikkat çeken Korkmaz, sadece PDR (Rehberlik) birimlerinin bu yükü kaldıramayacağını söyledi. Korkmaz, “Okullarda derhal Sosyal Çalışmacı ve Sosyolog kadroları ihdas edilmelidir. Sosyal çalışmacı,  okulun dış dünyasıyla bağ kurmalı, çocuğun evine gitmeli, şiddetin, tacizin kaynağını çocuğun evinde, sokakta tespit etmelidir. Sosyolog ise bölgenin risk haritasını çıkararak şiddeti kaynağında kurutmalıdır” dedi.

“Okul Aile Birlikleri Kermesçilikten Kurtulmalı”
Yıllarca Veli-Der bünyesinde “bir öğün ücretsiz yemek” mücadelesi veren Korkmaz, Okul-Aile Birliklerinin yapısının değişmesi gerektiğini savundu: “Veliler okulun finansörü veya ‘kermesçisi’ değil; güvenliğin ve nitelikli eğitimin aktif paydaşı ve denetçisi olmalıdır.”
Şiddete Karşı 5 Maddelik Acil Eylem Planı
Korkmaz, açıklamasında şu acil talepleri sıraladı:
  1. Çok Disiplinli Birimler: Okullarda PDR, Sosyal Çalışmacı ve Sosyologdan oluşan destek birimleri kurulmalı. Saha Denetimi: Sosyal çalışmacı, riskli çocukların aile ortamını denetlemeli; ihmal ve istismarı okul sınırları dışında tespit etmelidir. Yasal Statü: “Okul Sosyal Hizmeti” kavramı 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’na derhal eklenmelidir.
  2.   Beslenme Hakkı: Şiddet ve öfke kontrolü, fiziksel sağlıkla doğrudan bağlantılıdır.Ekonomik krizin gölgesinde, her çocuğa okulda ücretsiz bir öğün sağlıklı yemek ve temiz su hakkı amasız, fakatsız verilmelidir. Aç kalan bir çocuğun ruhsal dengesini ve güvenliğini koruyamazsınız.
    Devlet, her öğrenciye bir öğün ücretsiz sıcak yemek sunarak sosyal devlet ilkesini hayata geçirmelidir.
  3. Bireysel Silahlanma Denetimi: Okul çağında çocuğu olan aileler başta olmak üzere, silahlanmaya karşı denetimler en üst seviyeye çıkarılmalı.
  4. 4+4+4 Sistemi ve Rol Model Bozulması 5. ci sınıflar korunmalıdır. Pedagojide “Gizil (Latent) Dönem” olarak adlandırılan 10-11 yaşındaki 5. sınıf çocukları, ergenliğin en fırtınalı dönemindeki 8. sınıflarla aynı binalara hapsedilmiştir. Bu durum, küçük çocukların ergenlik dürtülerini “yanlış rol model” olarak kopyalamasına ve akran zorbalığının katlanarak artmasına neden olmaktadır. Oysa kendi yaş gruplarında rol model olan okulun en büyüğü olma özelliği ile, şefkat ve merhamet duyguları yardımlaşma duyguları artarken gelişimleri bu sistemde baltalanmıştır. 4+4+4 sistemi derhal kaldırılmalı; çocuklar gelişim evrelerine uygun, ayrıştırılmış binalarda eğitim görmelidir.

    5-Aidiyet Duygusu: Çocukların “ucuz iş gücü” olarak görülmesine son verilmeli; Okul terklerinin engellenmesi için, sanat, spor ve seçmeli derslerle öğrencilerin okula aidiyetleri artırılmalı.

    MESEM VE ÇOCUK İŞÇİLİĞİNE HAYIR! “Meslek öğretme” adı altında çocuklarımızın ucuz iş gücü haline getirilmesi, onlardaki aidiyet duygusunu yok etmektedir. Okuluna aidiyet hissetmeyen çocuk yabancılaşmakta; ya şiddete yönelmekte ya da şiddetin savunmasız hedefi haline gelmektedir. Eğitim müfredatlarına dijital okuryazarlık dersi mutlaka konulmalı ve dijital yanlızlık hissettirilmelidir.

“Doğayı Korumayan, Çocuğu da Koruyamaz”
Toplumda yükselen şiddet dilinin ve “hayvan katliamı yasaları” gibi söylemlerin çocuklardaki merhamet duygusunu zedelediğini belirten Korkmaz; “Kartepe Çevre Platformu’nda savunduğumuz gibi; doğayı ve her türlü canlıyı korumayan bir sistem, çocuğu da koruyamaz” diyerek toplumsal barışın bir bütün olduğunu hatırlattı.
Korkmaz, Sanatla Gelişim Derneği ve demokratik kitle örgütleriyle birlikte, çocuklar “çocuk işçi” değil, “mutlu birey” olana dek mücadelelerini sürdüreceklerini vurgulayarak açıklamasını noktaladı.

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.