Gölcük 17 Ağustos Bulvarı’ndan Bir Fotoğrafın Düşündürdükleri
Gölcük 17 Ağustos Bulvarı’ndan Bir Fotoğrafın Düşündürdükleri
Bugün gazetemizde yer alan Gölcük 17 Ağustos Bulvarı haberini yayınlarken sahadan elimize ulaşan tek bir kareye takılıp kaldım. Tek bir kare... Ama bir kentin ulaşım vizyonunu, daha doğrusu vizyonsuzluğunu anlatmaya yetecek kadar dolu. Neredeyse her gün "Şu kadar bin ton asfalt döktük", "Falan kavşağı yeniledik", "Şehri ışıl ışıl yaptık" başlıklarıyla önümüze düşen bülten haberlerini yapıyoruz ama elimize düşen fotoğraflar bambaşka bir gerçeği anlatıyor. Bültende yazan "modern bulvar" tanımı ile sahada yaşanan karmaşa yan yana geldiğinde, belediyeciliğin sadece asfalt dökmekten ibaret olmadığını bir kez daha anlıyoruz.
Fotoğrafa bakıyorum; aynı dar şeridin üzerinde yolun kenarına sığınmış bir yaya, araçların hemen önünde pedal çeviren bir bisikletli, aradan sıyrılmaya çalışan bir motosiklet ve binek araçlar... Herkes aynı asfalt parçasında, aynı karmaşanın içinde yaşam mücadelesi veriyor. Farklı hızlara, farklı güvenlik ihtiyaçlarına sahip bu insanların hepsini tek bir akışa mahkûm etmek hangi planlamanın eseridir?
Şehirleri sadece araçlar için inşa etme alışkanlığından ne zaman vazgeçeceğiz? Fotoğraftaki o bisikletli figürü bir lüksü değil, bir zorunluluğu haykırıyor: İzole, güvenli ve planlı bisiklet yolları. Bisiklet sürmeyi sadece hafta sonu aktivitesi sanan zihniyet, insanları araç trafiğinin insafına terk ediyor.
Tabii sorun sadece bisiklet yolu eksikliğiyle de bitmiyor. Okulların açılmasına sayılı günler kaldı. Binlerce çocuk bu bulvarı kullanacak. Peki soruyorum:
-
Yolun kenarındaki yaya ve okul geçidi çizgileri nerede? Silinmiş.
-
Sürücüleri uyaracak hız sınırı tabelaları, uyarı levhaları nerede? Yetersiz.
-
Geceleri bu yolu aydınlatması gereken direkler ne durumda? Çoğu arızalı, cadde zifiri karanlık.
-
O yola nefes aldıran, gölge veren ağaçlar nerede? Yok edilmiş.
Bir yolu asfaltlamak belediyecilik hizmetinin sadece başlangıcıdır; altyapısını yapmadan, çizgisini çekmeden, levhasını dikmeden ve yayıyla bisikletlisini korumadan "yol yaptık" denemez.
Yaklaşan eğitim-öğretim yılı öncesinde yetkilileri derhal göreve davet etmek bir vatandaşlık görevidir. 17 Ağustos Bulvarı’nda çizgiler yenilenmeli, hız uyarı levhaları konulmalı, bisikletliler ve yayalar için güvenli alanlar oluşturulmalıdır. Bir can yanmadan, bir kaza yaşanmadan önce..
Araştırmacı Eğitimci Yazar Beyhan Korkmaz