Çekirdek Kabukları ve Kapanan Kapılar: Şehirde Toplumsal Empati ve Çevre Bilinci

Çekirdek Kabukları ve Kapanan Kapılar: Şehirde Toplumsal Empati ve Çevre Bilinci

Sokaklar, meydanlar, üst geçitler… Hepsi bir kentin ortak yaşam alanıdır. Evimizin salonunda sergilemeyeceğimiz hangi davranışı, hepimizin olan o ortak alanlarda yapma hakkına sahibiz?

Geçtiğimiz akşam Gebze Hünkar Üst Geçidi’nde güvenlik kameralarına yansıyan o can sıkıcı manzarayı muhtemelen gördünüz ya da okudunuz. Dört kişilik bir grup, asansörün tam önünü kapatmış, bir yandan sohbet ederken diğer yandan yedikleri çekirdeklerin kabuklarını fütursuzca yere fırlatıyor. İlk bakışta "Alt tarafı birkaç genç, alt tarafı çekirdek kabuğu" deyip geçebilir misiniz? Ben geçemiyorum. Bir çevreci, bir eğitimci ama en önemlisi bu kentte yaşayan bir insan olarak bu manzaraya baktığımda çok daha derin bir toplumsal sorun görüyorum.

Engellenen Sadece Bir Asansör Değil, Ortak Yaşam Haklarımızdır

O asansör oraya keyfi bir lüks olarak yapılmadı. O dik merdivenleri tırmanmakta zorlanan engelli bir birey, kucağında bebeğiyle pazar alışverişinden dönen bir anne, dizleri ağrıyan bir yaşlımız için, yani hayatı kolaylaştırmak ve fırsat eşitliği yaratmak için yapıldı.

Siz o kapının önünü bencilce kapattığınızda, sadece mekanik bir kabinin önünü kesmiyorsunuz; bu kentin en kırılgan üyelerinin özgürce hareket etme ve şehre katılma hakkını gasp ediyorsunuz.

Üstelik bu sorumsuzluğun üzerine, yediğiniz çekirdeğin çöpünü "nasıl olsa arkamdan temizleyen biri var" rahatlığıyla yere atmak, bu kentin emeğine, belediye işçisinin alın terine ve doğaya yapılmış en büyük saygısızlıktır. Doğada yok olması aylar süren, rüzgarla her yere dağılan o kabuklar, aslında kent kültürümüzün ve vatandaşlık bilincimizin nerede tökezlediğinin küçük ama ibretlik birer kanıtı.

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, bu hizmetleri , bu halkın bütçesiyle üretiyor. Biz üretimi, yeni şeylerin inşa edilmesini seviyoruz gerektiğinde leştiriyoruz ama iş "ortak mirasa sahip çıkma" bilincine geldiğinde sınıfta kalıyoruz. Kamu malı demek, "sahipsiz mal" demek değildir; aksine "her bir vatandaşın hakkı ve payı olan, hepimize ait ortak değer" demektir.

Belediyeden vatandaşlara yapılan haklı duyarlılık çağrısını çok önemsiyorum. Eğitim ailede başlar, sokakta pekişir. Çocuklarımıza yere çöp atmamayı öğretirken, kamusal haklara, çevreye ve insanlara saygı duymayı da aşılamak zorundayız.

Beyhan Korkmaz

Benzer Videolar